Bugün pazar, yorucu ve zor bir haftanın ardından tüm gün yataktan çıkmadan, yatıp yuvarlanarak, uzun bir kahvaltı yaparak, bol gazeteli, çaylı kahveli bir sabah hayal ediyordum.
bana dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bana dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Eylül 2016 Pazar
21 Eylül 2016 Çarşamba
Okul seçimimi yaparken beni neler etkiledi?
Sonbahar geldi ve ani bir hava değişikliği ile bizleri biraz sarstı. Aynı dönemde okulların açılması, tatil modundan çıkıp çalışma hayatına dönüş yapmak zorunda olmak işi biraz daha zor hale getirdi. Havanın durumundan çok etkilenmeyen ben; bir kaç gündür küçük bir duygusal dalgalanma yaşıyorum. Oğlum okula başladı ve onun bu sürece alışma evresi beni düşündürüyor. Okula ve öğretmenlerimize çok güveniyorum ancak, her yeni başlangıç alışana kadar endişe veriyor. Kızım zaten yıllardır aynı okulda ve çok mutlu. Kızım bu süreci rahat atlattı ancak oğlum beni özlüyor, yeni hayatına alışmaya çalışıyor. Ben de onun ve benim hayatımda gelişen bu yeniliğe alışmaya çalışıyorum.
20 Eylül 2016 Salı
BİR KIRKBEŞLİK PLAK…
Bir kırk beşlik plak aldı beni başka bir zamanın tam ortasına bıraktı gitti…
Zaman içinde yolculuk yapmaya bayılırım. Zaman makinası diye bir şey icat etmeye çalışan bilim adamlarına duyurulur , ben istediğim zaman istediğim zamana ışınlanıyorum sanki. O kadar kolay ki zamanının başka bir boyutunda kendimi bulmam. Bir kırk beşlik plak alır götürür beni 70 li yıllara.
Ben 81 yılında doğmuşum, 80 li yılları çok net hatırlarım, çok güzel yıllardı. Ancak sanki 70 li yıllarda gençlik yıllarımı yaşamışım gibi o döneme ait bir şarkı dinlediğimde hemen kendimi oracıkta buluveririm.
Zaman içinde yolculuk yapmaya bayılırım. Zaman makinası diye bir şey icat etmeye çalışan bilim adamlarına duyurulur , ben istediğim zaman istediğim zamana ışınlanıyorum sanki. O kadar kolay ki zamanının başka bir boyutunda kendimi bulmam. Bir kırk beşlik plak alır götürür beni 70 li yıllara.
Ben 81 yılında doğmuşum, 80 li yılları çok net hatırlarım, çok güzel yıllardı. Ancak sanki 70 li yıllarda gençlik yıllarımı yaşamışım gibi o döneme ait bir şarkı dinlediğimde hemen kendimi oracıkta buluveririm.
13 Eylül 2016 Salı
Kalabalık Aile
Sabah olur, gün aydınlanır, bizim evde tam bir telaş başlar. Herkes bir koşturmaca içindedir, Anneler kahvaltı hazırlar, minikler annelerini kolundan bacağından çekiştirir, ağlar, pencereden içeriye gün ışığı sızar, havada hafif bir rüzgar eser, ağaçların dallarına konan kuşların hoş sesleri etrafı doldurur ve biz çocuklar anlamsızca etrafta dolaşır dururuz.
Neyse ki sofra hazırlanır, yere beyaz üzerinde geyik resimleri olan sofra örtüsü serilir, evin tam ortasına denk gelen boş alanda, ki biz oraya çardak deriz. Çardakta büyük bir yer sofrası kurulur, üzerinde el yapımı reçeller, çilek, vişne ve hemen camın kenarında yetisen , evin içine ihtişamlı kokusuyla rahiyasını bırakan kırmızı gül ağacından koparılarak yapılan gül reçeli, az önce ahırdaki ineklerden sağılan üzeri bol kaymaklı süt, tereyağı, bahçe domatesi, salatalık, yemyeşil biberler ve tabi ki bizim emektar tavukların daha soğumamışken altından alınan yumurtaları. Annemin sabahın ilk ışıklarıyla mayaladığı hamurdan yapılmış taze ekmek. Koca bir demlik çay. işte bizim soframız böyleydi ben çocukken. Hala o tadı ararım sofralarımda.
Neyse ki sofra hazırlanır, yere beyaz üzerinde geyik resimleri olan sofra örtüsü serilir, evin tam ortasına denk gelen boş alanda, ki biz oraya çardak deriz. Çardakta büyük bir yer sofrası kurulur, üzerinde el yapımı reçeller, çilek, vişne ve hemen camın kenarında yetisen , evin içine ihtişamlı kokusuyla rahiyasını bırakan kırmızı gül ağacından koparılarak yapılan gül reçeli, az önce ahırdaki ineklerden sağılan üzeri bol kaymaklı süt, tereyağı, bahçe domatesi, salatalık, yemyeşil biberler ve tabi ki bizim emektar tavukların daha soğumamışken altından alınan yumurtaları. Annemin sabahın ilk ışıklarıyla mayaladığı hamurdan yapılmış taze ekmek. Koca bir demlik çay. işte bizim soframız böyleydi ben çocukken. Hala o tadı ararım sofralarımda.
12 Eylül 2016 Pazartesi
Sizi eleştirenler, kendilerini de beğenmeyenlerdir, neden mi????
Merhaba, son dönemlerde paylaştığım yazılara çokça tepki aldım. Hepsi olumlu manadaydı. Yazıları tekrar tekrar okudum ve şunu anladım ki tüm anneler duygusal baskıdan bıkmış durumda. Herkes içinde tuttuğu bu olumsuz duyguları yazılar aracılığıyla dışa vurunca rahatladı. Efendim bu yazdıklarım yüzde 98 benim haleti ruhiyemdir. Bana şöyle sorular geldi; " sen de mi aynı durumları yaşıyorsun?, sana da mı yapıyorlar?, Nasıl tepki veriyorsun? Kızmıyor musun?" Gibi....
4 Eylül 2016 Pazar
Bir kitap önerim var📚📚📚
Hayatta Hiçbirşey Tesadüf değil, Müge Çevik'in " ilişkisi Var" isimli kitabı hayatta herşeyin bir biriyle ilişkisi olduğunu yazıyor. Hem de sağlam gerekçelerle, bilimsel yaklaşımlarla, doğa yasalarıyla ve kuantum la , açık, net ve kolayca anlatıyor.
Sosyal medyada gezinti yaparken kitabın kapağıyla karşılaştım. Önce bir ilişki, aşk formülleri anlatan bir kitap olduğunu düşündüm. Sonra biraz araştırdım, kitabı yazan kişiyi yani Müge Çevik'i görünce eski bir dostumu görmüş gibi hissettim. O kadar doğal, samimi ve içten gülüyordu ki, tanımadan çok sevdim kendisini. Hemen sosyal medya hesabından yazdım, Tv programıma davet ettim. Kısa bir düre içinde Asistanı Hilal hanım benimle iletişime geçti. Okunmayan mesajlar, önemsenmeyen tebrik yazılarından sonra tekliğine hemen yanıt almak çok mutlu etti beni. İşini ciddiyetle, prensiple ve disiplinle yapan güçlü bir kadın karekter olduğunu düşündüm.
3 Eylül 2016 Cumartesi
10. Evlilik yıl dönümümde evliliğe dair sitemli bir yazı...
Tam 10 yıl önce atılan bir imza ile bambaşka bir hayat başladı bizim için. Filmlerdeki Mutlu son gibi ebediyen Mutlu kalacak bir aile değil, asıl hayatın başladığı, acıyı, tatlıyı harmanladığımız, içine bolca sevgi eklediğimiz, bazen hüzünlü, bazen sevinçli, bazen iyi, bazen kötü bir hayat. Beraber pek çok şey öğrendik, birlik olmayı, aile olmayı, her koşulda birbirimizi desteklemeyi öğrendik. Birbirimize saygı duyduk, farklılıklarımızı sevdik, kendimize özgürce yaşadığımız alanlar bıraktık. Birbirimizden uzaklaştığımız da oldu, sıkıldığımız da oldu ama hep sevdik, birbirimize sıkıca sarılmayı öğrendik. Bu sevgiyle ailemiz büyüdü, ikiyken dört olduk, şimdi kalabalık olmanın, aile olmanın tadını çıkarıyoruz.
29 Ağustos 2016 Pazartesi
Kitaplara olan aşkım Nasıl başladı???
Kitaplarla tanışmam okumayı öğrenmekle başladı, daha önce çevremde kitap okuyan biri yoktu. Hafızamda izleri olan, öykündüğüm, imrendiğim bir durum değildi. İlk okulda öğretmenimin hergün bir dersi kitap okumaya ayırdığını, kütüphanede zengin bir çeşidin olduğunu söyleyebilirim. En sevdiğim yazar Ömer Seyfettin ve Kemalettin Tuğcu en sevdiğim yazarlardı.
Kitaplara olan turkumsa şöyle başladı; Ablam ve ben bir yıl ara ile doğmuşuz, hatta onun doğum gününde ben hediye gelmişim. Çocukluk yıllarımızda Ablam bu durum için söylenir " bu ne biçim hediye, böyle hediye mi olur?" Diye söylenirdi şakayla karışık. Sonraları " aldığım en güzel hediyesin" demeye başladı. Neyse Ablam ve ben bir yıl arayla ilk Okulu bitirdik , Ablam okulun biçtiği yıl Kuran Kursuna gitmek , okula devam etmemek istedi. Ertesi yıl ben ilkokulu bitirdiğimde fikri değişmişti. Böylece beraber Kız Sanat Okuluna kaydımız yaptırıldı. Beni tanıyanlar o okulda beni hayal dahi edemezler ama 3 yıl giyim bölümünde okuyup, dikiş, nakış, ev ekonomisi , çocuk gelişimi gibi dersler gördüm. O yıllarda çok dışa dönük, içi içine sığmayan, kalıplara giremeyen beni tamamı kızlardan oluşan bir okulda görmek pek tuhaftı herkes için. Ablam naif, nazik, kendi halinde, saygılı , tam bir hanımefendiydi. Bu okulun tam da aradığı kişilik yapısıydı bu, benim ki ise tam tersi. Önceleri " neden böyle bir okulda okudum, anlamı ne tüm bunların" diye sorarken şimdilerde hayatta yaşadığım hiç birşeyin tesadüf olmadığını ve beni hayata hazırladığını anladım.
Kitaplara olan turkumsa şöyle başladı; Ablam ve ben bir yıl ara ile doğmuşuz, hatta onun doğum gününde ben hediye gelmişim. Çocukluk yıllarımızda Ablam bu durum için söylenir " bu ne biçim hediye, böyle hediye mi olur?" Diye söylenirdi şakayla karışık. Sonraları " aldığım en güzel hediyesin" demeye başladı. Neyse Ablam ve ben bir yıl arayla ilk Okulu bitirdik , Ablam okulun biçtiği yıl Kuran Kursuna gitmek , okula devam etmemek istedi. Ertesi yıl ben ilkokulu bitirdiğimde fikri değişmişti. Böylece beraber Kız Sanat Okuluna kaydımız yaptırıldı. Beni tanıyanlar o okulda beni hayal dahi edemezler ama 3 yıl giyim bölümünde okuyup, dikiş, nakış, ev ekonomisi , çocuk gelişimi gibi dersler gördüm. O yıllarda çok dışa dönük, içi içine sığmayan, kalıplara giremeyen beni tamamı kızlardan oluşan bir okulda görmek pek tuhaftı herkes için. Ablam naif, nazik, kendi halinde, saygılı , tam bir hanımefendiydi. Bu okulun tam da aradığı kişilik yapısıydı bu, benim ki ise tam tersi. Önceleri " neden böyle bir okulda okudum, anlamı ne tüm bunların" diye sorarken şimdilerde hayatta yaşadığım hiç birşeyin tesadüf olmadığını ve beni hayata hazırladığını anladım.
28 Ağustos 2016 Pazar
Duamın bir kısmı gerçek oldu💃🏾💃🏾💃🏾
Hani bugün bir yazı paylaştım ya, sabahın erken saatinde, henüz kimsecikler uyanmadan. İşte o yazıyı yazıp paylaştıktan sonra ev halkı uyandı, tam bir hengame gürültü içinde yeni ve güzel bir pazar günü başladı. Şaşılacak şey şu ki; küçük bir yatak keyfi, rüyanda kimi gördün konuşmalarımızdan sonra, eşim çocukları alıp bakkala gitti. Bende biraz yatak keyfi yaptım👍👍👍 hani çok özlemiştim ya 🙈🙈🙈 Bir yandan düşündüm acaba Fatih yazıyı okuyup bana hayal ettiğim şeyi yaşatmak için plan mı yaptı acaba diye? Ama hayır uyandığından beri yanındayım, okumuş olması mümkün değil. Ancak uzun yıllar beraber yaşayan çiftlerde gelişen telepati olayı bizim için de gerçekleşmiş olabilir. Neyse okumuş yada okumamış ne fark eder🎈🎈
Pazar günü dileğim...
Bugün pazar, haftanın en güzel günü. Eğer vücudunuzun istediği kadar uyuyup uykunuzu alarak uyandıysanız, azıcık yatak keyif yapmaya vaktiniz ve iznimiz varsa, gün içinde koştura koştura bir yerlere gitmenize gerek yoksa, bir yere yetişmeyecekseniz bugün harika bir gün. Sevdikleriniz yanınızda ve sağlıklıysa, hasta değilseniz ve kafanız dünya telaşıyla dolu değilse çok şanslısınız, gününüz tereyağlı ballı ekmek gibi. Keyfini çıkarın, Mutluluğu iliklerinizde hissederek yaşayın...
Eğer tüm bu bahsettiklerimin bir yada bir kaçı mevcutsa hayatınızda yine şanslısınız demektir. Aslında son derece basit şeylerden bahsettim , günlük hayatınıza baktığınızda pek çoğu mümkün sma Mutlu değilim diye düşünüyorsanız çok acı. Çünkü hayat tüm bu basit görünen yaşantıların içindeki mutluluğu bulmakla ilgili. Sizin için sıradan olan şeyler bazılarımız için büyük nimet. Bunu mutlaka hatırlayın.
Eğer tüm bu bahsettiklerimin bir yada bir kaçı mevcutsa hayatınızda yine şanslısınız demektir. Aslında son derece basit şeylerden bahsettim , günlük hayatınıza baktığınızda pek çoğu mümkün sma Mutlu değilim diye düşünüyorsanız çok acı. Çünkü hayat tüm bu basit görünen yaşantıların içindeki mutluluğu bulmakla ilgili. Sizin için sıradan olan şeyler bazılarımız için büyük nimet. Bunu mutlaka hatırlayın.
27 Ağustos 2016 Cumartesi
Muzipo Kids'te eğlenceli bir gün...
Haftasonu yaklaşırken beni bir telaş alır, eğer gidilecek bir yer yada önceden yapılmış bir plan yoksa mutlaka haftasonunu verimli geçirecek aktiviteler araştırırım . Çocuklar hem oynamalı, hem eğlenmeli hem öğrenmeli bir de Mutlu olurlarsa deymeyin keyfime.Bu haftasonu için Muzipo Kids'e gitmeye hafta başında karar vermiştim. Anne Kaleminde beraber yazdığım arkadaşlarımı da temsilen çocuklarımı alıp Muzipo Kids'e gittim. Saat 11:00 civarında oradaydım.
24 Ağustos 2016 Çarşamba
Korkularla Yaşıyoruz...
Yıllarca Kişisel Gelişim Eğitimleri aldım, yüzlerce kitap okudum. hepsinin nedeni korkularımdan kurtulmak ve daha huzurlu bir hayat yaşamak içindi. Kendimi belli bir noktaya gelmiş hissediyorum ancak toplumsal olarak içinde bulunduğumuz şu kaoslu günlerde korkularımı bertaraf edemediğimi görüyorum.
Dün gece yastığa başımı koymuş uyumayı beklerken şiddetli bir patlama sesi ile yatağımdan fırladım ve kendimi kontrolsüzce çocukların odasında buldum, onların iyi olduğunu ve korkmadığını görünce dışarıda neler olup bittiğini anlamak için pencereye koştum. Etrafta olumsuz hiç bir şey yoktu, kimse de herhangi bir telaş durumu yoktu. Sonra eşim "bir arabanın tekeri patladı sanırım " dedi. Muhtemelen öyle bir şeydi çünkü kimsede panik havası yoktu.
Dün gece yastığa başımı koymuş uyumayı beklerken şiddetli bir patlama sesi ile yatağımdan fırladım ve kendimi kontrolsüzce çocukların odasında buldum, onların iyi olduğunu ve korkmadığını görünce dışarıda neler olup bittiğini anlamak için pencereye koştum. Etrafta olumsuz hiç bir şey yoktu, kimse de herhangi bir telaş durumu yoktu. Sonra eşim "bir arabanın tekeri patladı sanırım " dedi. Muhtemelen öyle bir şeydi çünkü kimsede panik havası yoktu.
23 Ağustos 2016 Salı
Çocukluğumda bizim evde öğlen saati...

Ihlamur ağacının gölgesindeki bizim ahşap evin en üst katında , gökyüzüne doğru pencereleri açılan ve ıhlamur ağacının kokusunun içeriye dağıldığı bizim oda da öğlen uykusu uyumanın tadı bir başkaydı. Öğlene kadar yoğun bir koşturmaca ve çalışmanın ardından yemek yenilir, çaylar içilir ve herkes odalarına dağılır, derin bir sessizlik eve hakim olurdu.
19 Ağustos 2016 Cuma
Bugün mutsuz uyandım 😔😔😔
Merhaba, her gün mutlulukla ve huzurlu uyanmıyorum. Bu sabah mutsuz uyandım. Dünyada yaşanan savaş, vahşet, doğal afetlerdeki hazırlıksız olma halinin insan canına mal olması gibi durumlar beni derinden etkiliyor. Dün bütün gün sosyal medyada dolaşan küçük bir erkek çocuğunun kanlar içinde, çaresiz ve ne olup bittiğini anlayamamış gözlerle etrafa bakışını gördüm. Etkilenmemek mümkün değil.
Bu duygudan kendimi sıyırmaya çalışsam da ve hatta kendimi koruduğunu düşünsem de, tüm gece rüyamda aynı sahneyi görmek aslında başarısız olduğumu gösteriyor. Hele ki hiç bir şey yapamıyor olmak duygusu çok acı.
Bu duygudan kendimi sıyırmaya çalışsam da ve hatta kendimi koruduğunu düşünsem de, tüm gece rüyamda aynı sahneyi görmek aslında başarısız olduğumu gösteriyor. Hele ki hiç bir şey yapamıyor olmak duygusu çok acı.
8 Ağustos 2016 Pazartesi
Anne Olunca...
Ne tuhaf dimi? Duygularınız bir diğerinden ötekine rahatlıkla geçiverir hem de en sert şekliyle ve hiç beklenmedik durumlarda. Çocuğunuzla ilgili herhangi bir olumsuzluk dünyayı başınıza yıkabilir. Sanırım yaradan tüm bunları planlamış ve hatta özellikle böyle olmasını istemiş bile olabilir. Akıllıca oturup düşününce bir mantık süzgecinden geçiremezsiniz verdiğiniz tepkileri. Ama öyle işte, tuhaf, anlatması zor bir duygu bu.
28 Mayıs 2016 Cumartesi
Neşeli Bir Haftasonu Etkinliği Önerebilir miyim?
Kızımla beraber vakit geçirmeyi çok seviyorum ve her fırsatta başbaşa etkinlikler yapıyoruz. Oğlum doğduğundan bu yana Kızımla vakit geçirmek zorlaştı fakat beraber geçirdiğimiz zamanların kalitesi arttı. Bazen çok küçük yaşta kızımı abla mertebesine yükselttiğim için kendime kızsam da aslında en doğru olanı yaptığımı biliyorum.
Bugün öğleden sonramı Kızımla beraber geçireceğim bir etkinlik yaptık. Anne kalemi ekibi olarak çocuklarımızı da aldık İzmit’in en keyifli mekanlarından biri olan Atölye Terapi Craft a gittik. Bu mekanın sahibi Arzu DANYER çok sevdiğim değerli bir ablam. Birbirimizin kalbinin içini biliriz.
Bugün öğleden sonramı Kızımla beraber geçireceğim bir etkinlik yaptık. Anne kalemi ekibi olarak çocuklarımızı da aldık İzmit’in en keyifli mekanlarından biri olan Atölye Terapi Craft a gittik. Bu mekanın sahibi Arzu DANYER çok sevdiğim değerli bir ablam. Birbirimizin kalbinin içini biliriz.
24 Mayıs 2016 Salı
Sizinle Uğraşan İnsanlarla Baş Etmek Mümkün!
” Sözün faydası yoksa söyleme ” diyor Mevlana. Bazen bazı durumlar olur içinden haykırarak bağırmak ve anlatmak gelir ancak susarsın. Oysa söylenecek pek çok söz vardır aslında. Bir yanın susturur seni. Konuşulacak bir mevzu görmezsin ortada.Karşındaki önem vermiyor, adam yerine koymuyor sanır. Halbuki söylesen de , anlatsan da , haykırsan da bilirsin ki anlamaz karşıdaki. Anlamak istemez çünkü.Bazı insanlar hayatını olabildiğince zorlamaya çalışır. Mutsuz ve huzursuz etmek için elinden geleni yapar. Sen etkilenmedikçe daha da hırslanarak devam eder huzursuzluk yaratmaya. Oturur düşünür taşınır planlar yapar. Planları tıkır tıkır işler sen o tuzaklara düşersin bir bir. Yeri gelir huzurun kaçar, yeri gelir mutsuz olursun lakin öylesine odaklanmışsındır ki kendine ve hayatına, tüm olup bitenler bir macera olur senin için. Karşı daki bıkmaz, usanmaz yaptıklarından ve devam eder var gücüyle çalışmaya. Her Zaferde alkışlar kendini. Tebrik eder egosunu ve yola devam eder. Fakat bilmez ki sen odaklandığın o yolda kendini aşmaya devam ederken o kendi kısır dünyasında, kendi çevresinde dönüp duruyordur. Bunu başarı zanneden zihniyeti değişmez asla. Yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi sakin ve dingin kalmayı başardığınızda ise anlam veremez bu halinize.
16 Mayıs 2016 Pazartesi
35 yaşım bana neler öğretti neler...
Bugün benim doğum günüm, 35 yaşımı dolu dolu yaşamak ve kendime bir yazı armağan etmek istedim.Son bir yıldır blog yazıyorum , pek çok konu ile ilgili yazdım ancak bugün kendim için yazmak istiyorum. Doğum günümde kendime bir yazı armağan etmek istedim.
Ne yazsam diye çok düşündüm , konu çok. Anlatmak, paylaşmak istediğim öyle çok var ki ; bir seçim yapmak zorunda kaldım. Hep merak ederim insanlar bu yaşadıkları hayattan ne anlamış , ne öğrenmişler bilmek isterim. O sebepledir ki biyografi ve başarı hikayesi okumaya bayılırım. Bende sizler için şu kısa hayatımda neler öğrendiğimi yazmak istedim. Teveccüğümü mazur görün, kusur edersem affedin.
7 Mayıs 2016 Cumartesi
ANNELER GÜNÜNÜ HÜZÜNLÜ YAŞAYANLAR BU YAZI SİZE❤️
Annelik ne büyülü şey, tarifsiz duygular, manasız hüzünler, nedensiz gözyaşları, minik şeyler için büyük mutluluk Bizi en iyi yine biz biliriz. Ben tarif edemiyorum duygularımı ancak bu duyguyu yaşayan anneler biliyor ne anlatmak istediğimi.
Evlatlarınız yanındaysa yada annesiz hayattaysa bugün kutlanacak en güzel gün. Keyfi sürülecek en özel gün. Doyasıya yaşanmalı . Popüler kültürün bir ürünü,tüketim sektörünün pazarlama stratejisi yada kapitalizmin oyunu diye düşünenlere hiç katılmıyorum. Siz her günü aynı coşku ve heyecanla yaşayamazsınız ama bugününde dahil olduğu bazı günleri doya doya yaşayabilirsiniz. Yaşayın bence. Hiç mahsuru yok. Varsın az önce söylediğim Bizans oyunları doğru olsun, ne olur ki. Annenize hediye almanın, güzel bir kutlama yapmanın , hoş bir gün geçirmenin nesi tuhaf?
25 Mart 2016 Cuma
Haftasonu için güzel bir önerim var
Merhaba şuan yeşillikler içinde , adeta cennetten bir köşe olan yuvacıktan sesleniyorum size. Aracımın arka koltuğunda iki küçük yavru uyuyor, bende arabada mahsur kaldım. Etrafı seyretmekten ve kuş seslerini dinlemekten başka bir de yazıyorum.
Paylaşmak, anlatmak, ifade etmek benim için çok kıymetli ☺️
Haftasonlarında çocuklarla başbaşa olmak hem çok güzel hem çok yorucu. Kabul ediyorum bugün buraya gelirken niyetim onları yormaktı. Bol bol oynasınlar, temiz hava alıp keyifli zamanlar geçirsinler istedim. Akşam erkenden uyurlar bende eşimle film seyreder yada başbaşa kahve içeriz diye düşünmüştüm?
Paylaşmak, anlatmak, ifade etmek benim için çok kıymetli ☺️
Haftasonlarında çocuklarla başbaşa olmak hem çok güzel hem çok yorucu. Kabul ediyorum bugün buraya gelirken niyetim onları yormaktı. Bol bol oynasınlar, temiz hava alıp keyifli zamanlar geçirsinler istedim. Akşam erkenden uyurlar bende eşimle film seyreder yada başbaşa kahve içeriz diye düşünmüştüm?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





